2 Şubat 2011 Çarşamba

1.5 saatlik uykunun ardından 7'de kalkıp 7.30'da evden çıkıp kaka donduran soğukta 7 saatlik desen dersine gitmek hiç hoş değildi. titreye titreye bekledikten sonra servise binip her yerden soğuk olan ted'e gitmeyeceksem o saatte sokağa çıkmanın anlamı yok. okul okul değil popo dayayacak, üstüne oturacak kalorifer cennetiydi.

desen dersi güzeldi bu sefer, desen atöylesinde yapmadık, kağıtan çizeceğimiz için önümüzdeki yılları geçireceğimi sandığım görsel iletişim t. stüdyosuna geçtik. rahat rahat koltuklar, iki yanımda iki eğlenceli sevdiğim insan, sınıfın yarısının gelmemiş olmasıyla sakin bir orta olması, resim yapmaya başladığım günden beri belalılarım olan el ve ayak çizimi yaparken önce isyan edip sonra açılmam ve iyi çizmem, mariamo ile yaptığımız bombastik çaydanlık tasarımı (en-tasçılar halt etmiş) hoşlaştırdı her şeyi. allam nolur bölüm derslerine geçince hep güzem insanlar ve güzel hocalarla böyle sakin, elit, eğlenceli ve üretken ortamlarda ders yapalım.

Hiç yorum yok: