25 Mayıs 2010 Salı

ilk maç bok gibi oynadık, kimse mücadele etmedi ve fark yedik, ikinci maç çok güzel mücadele ettiler kazandık, herkes dedi ki bu mücadeleyde kaybetsek de üzülmezlermiş. ben fark yediğimizde daha az üzülüyorum yahu. rako ve charles smith'in ikisi de 11/12 serbest atış atmışlar. ikisi de sokardı o bi taneyi de, kaya 2/6 değil 4/6 atabilirdi. kasun'un, kerem'in çemberin içinde 7 tur atıp çıkan topları sayı olabilirdi. ömer onan hayvanı önceki maç havanlık yapmayaydı eğer, thornton sezonu kapamazdı, bugün yine ergin ataman'ın gazabına uğrayan nachbar'ın yere oynayıp her zamanki gibi yararlı olabilirdi. belki o zaman maç sou da thornton'un güzel gamzelerini falan görürdük. niyesini benim de anlamadığım bi şekilde bu kadar çok sevdiğim 12 adam şimdi soyunma odasında kutlama yapıyor olurlardı falan. rako'ya karşı şu an o kadar sevgi doluyum ki yanında olsam sarılarak öldürebilirim adamı. onun yediği dayağı kimse yemedi heralde bu maç. kulağına falan kıyamam ben onun hehe. sondan ikinci hücumda yaptığı top kaybı da helali hoş olsun. bütün sene döktürdüğü saçlar, kanser ettiği hücreler, hepsi helal olsun. her şeye rağmen efes'e gelen en sevdiğim yabancılardan oldu kendisi. naumoski'den, conrad'dan, niksa'dan, granger'dan falan sonra tabii ki ama olsun, çook seviyorum ben onu. umarım bu kulüp kapanmaz, rako hiçbir yere gitmez, seneye insan gibi bi koç gelir ve rako bütün dünyanın bildiği rako olur yine.
not: alıcaz bence bu seriyi.

Hiç yorum yok: