şu an nasıl mutluyum, nasıl özlemişim. savanovic'i, ersanı'ı efes pilsen formasyla görünce bir an kendimi hayattan bütün beklentilerini elde etmiş insanlar gibi hissettim. sonra geçti. ama bütün maç böyle midemde minik basketbol topları uçuştu.
efes pilsen - panathinaikos maçları tam bir "all time classic". takımlar tam kadro olarak çalışmaya başladıktan 1-2 hafta sonra oynanan hazırlık maçında bile.
diamantidis yaşlanmış, ya da sakalı öyle göstermiş. jasikevicius'un da yanlardan saçlar ağarmış gibime geldi korktum.
savanovic, ersan ve doğuş konusunda zaten diyeceğimi demiştim. ersan kendi gibi oynuyor, savnovic bildiğimiz savanovic'ten biraz daha kötü. ama ermal'den "balerin adımlarını" kapmış gibime geldi biraz.
barac 2.17lik birine göre çok zarif hareket ediyor sahada bazen. o boyda olup da o hızla dönüp ters turnik atan çok oyuncu aklıma gemiyor. bi de sanki soktuğu bütün toplar o benim çok sevdiğim "puçt" sesiyle giriyor. o kadar ki adama bakınca kafamda o sesi duymaya başladım.
esteban batista'yı da gangster çetemde booty thornton'ımın kaybıyla açılan yere getirebilirim. kimsede thornton'ın o karizmatik asaleti yok ama batista da ağzını açsa lazca konuşmaya başlayacakmış gibi görünse de çok badass öyle böyle değil. bikaç oyuncunun arasından bi ribaund söküp alışı vardı ki dedim o an kesin kurt gibi dişlerini göstere göstere hırlıyor.
kinsey hazırlık maçında her topa atlayarak falan gözüme girdi. ama kendisini daha gangster çeteme almicam. çünkü çok ghetto.
vujacic ise kerem'in dediğine göre inanılmaz iyi niyetli ve alçakgönüllüymüş. çok nbavari oynuyor hoşuma çok gitmedi ama avrupa basketbolunu öğrenmeye de çok hevesliymiş.
doğuş'tan hala çok ümitliyim. sinan'ın buzzer beater'ını da yedim. kuqo'yu da çok özlemişim. içim şu an çok rahat. şimdi gidip türkiye - sırbistan maçını izleyelim. sırbistan'ı kadın voleybolunda pek sevmiyorum. teodosic'in sevgilisi falan çok apaçiler hep.
efes pilsen - panathinaikos maçları tam bir "all time classic". takımlar tam kadro olarak çalışmaya başladıktan 1-2 hafta sonra oynanan hazırlık maçında bile.
diamantidis yaşlanmış, ya da sakalı öyle göstermiş. jasikevicius'un da yanlardan saçlar ağarmış gibime geldi korktum.
savanovic, ersan ve doğuş konusunda zaten diyeceğimi demiştim. ersan kendi gibi oynuyor, savnovic bildiğimiz savanovic'ten biraz daha kötü. ama ermal'den "balerin adımlarını" kapmış gibime geldi biraz.
barac 2.17lik birine göre çok zarif hareket ediyor sahada bazen. o boyda olup da o hızla dönüp ters turnik atan çok oyuncu aklıma gemiyor. bi de sanki soktuğu bütün toplar o benim çok sevdiğim "puçt" sesiyle giriyor. o kadar ki adama bakınca kafamda o sesi duymaya başladım.
esteban batista'yı da gangster çetemde booty thornton'ımın kaybıyla açılan yere getirebilirim. kimsede thornton'ın o karizmatik asaleti yok ama batista da ağzını açsa lazca konuşmaya başlayacakmış gibi görünse de çok badass öyle böyle değil. bikaç oyuncunun arasından bi ribaund söküp alışı vardı ki dedim o an kesin kurt gibi dişlerini göstere göstere hırlıyor.
kinsey hazırlık maçında her topa atlayarak falan gözüme girdi. ama kendisini daha gangster çeteme almicam. çünkü çok ghetto.
vujacic ise kerem'in dediğine göre inanılmaz iyi niyetli ve alçakgönüllüymüş. çok nbavari oynuyor hoşuma çok gitmedi ama avrupa basketbolunu öğrenmeye de çok hevesliymiş.
doğuş'tan hala çok ümitliyim. sinan'ın buzzer beater'ını da yedim. kuqo'yu da çok özlemişim. içim şu an çok rahat. şimdi gidip türkiye - sırbistan maçını izleyelim. sırbistan'ı kadın voleybolunda pek sevmiyorum. teodosic'in sevgilisi falan çok apaçiler hep.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder