14 Eylül 2011 Çarşamba

MA-KE-DON-YA MA-KE-DON-YA

itiraf etmeliyim ki geçen sene bizim sırbistan maçında bile böyle olmamamıştım; çünkü o zaman bizimkiler daha çeyrek finalde maddi maneviciliğe başlamış, yürek ortaya koyarak değil seyirci gazıyla, hatta sırbistan maçında katakulliyle ilerler olmuştu. ha sevinmedim mi, deli gibi sevindim. yıllardır bize yapılan numaraları biz başkalarına yaparken içimin yağları eridi hatta.

şans dediler, karşı gruplar çok zayıf dediler, fyrom dediler. dediler de dediler. bugün tesadüf olmadığı kanıtlandı işte. fyromculara bile fyr of macedonia dedirtmeyi başardılar. devşirme oyuncu ne kendi milli takımımda ne başkasınınkin de görmekten hoşlanıyorum. ama bo mccalebbovski mersin büyükşehir belediye'de siena'ya kadar, çok kral bi adam. ilievski'nin maç sonunda bahsettiği "program" nedir ki bu adam 7 kuşaktır makedonyalı gibi oynuyor?

işte basketbol sadece basketbol olmuyor bazen. en kısa yoldan en net mesajı veriyor. makedonya gruplarda yunanistan'ı yendiğinde maç kazanmamıştı sadece.

litvanyalılara üzülür gibi oldum. jasikevicius'a üzülcem ama zaten zilyon tane madalyası kupası var üzülmüyorum. yalnız bu sefr ağlayıp zırlamasınlar azcık delikanlı olsunlar. hatırlayalım teodosic geçen sene bize yenildiğinde oturup ağlamamıştı, topu alıp hakemin beynine şut çekmişti.

ilievski bi teodosic, jasikevicius, spanoulis, papaloukas falan olmadı, bundan sonra da olamayacak belki ama adam güven veriyor. şartlar ne olursa olsun ben hep bu kadarını oynarım diyor. efes'te de bugün yaptığından birkaç tane yapsa arada başka bir şey istemem. ama attığı o üçlük bir yana maç sonunda söyledikleri yıktı geçti resmen. sine büyüka'nın yanına geldiğinde ilk başta "bir şey hissetmiyorum" dedi, ama konuştukça geldi hisler belli. o durumda kitap gibi de konuştu. şansla ilgili söyledikleri özlü söz olup kitaplara geçirilesiydi. former yugoslavian republic of macedonia'ya atfen gözleri dolu dolu "bizim ismimiz yok" dediğinde ben ağlamaya başlamıştım bile. bu akşam gözümde kocaman bir naumoski o.

tüylerim hala diken diken ve makedonyalılar tezahüratlarına kafamda devam ediyor.

Hiç yorum yok: