challenge... there is no money that can push you to play better, but if you challenge me, i'm going to kill you. -dino radjasporla sanatı benzettiğimde insanlar bana çılgın muamelesi yapıyor, ama benziyorlar. 18 yıl önce bugün ben birinci yaşımı doldurmamışken hayatını kaybetmiş bir insan bugün beni etkileyip ilham verebiliyor. boşuna mozart demediler petro'ya.
drazen'den 5 yaş büyük ağabeyi alexander petrović, ilk şutunu attığında, ufak kardeşiyle dalga geçmişti: “fred çakmaktaş gibi şut atıyorsun.” ufak petro oynamaya devam etti. sabah 6'da, okuldan önce 500 şut atıyordu. okul sonrası drill’leri ve maçları da sayarsak, günde yedi saat, tatil gezi dinlemeden 365 gün. koçu bile birkaç kez kızdı: "başka işin yok mu senin?"tolga hoca bugün brezilya'ya yerleşme planlarını anlatırken "ne için yaşadığımıza karar vermek lazım" dedi. bu işte arkadaş. nefes alır gibi yapacağın/seveceğin/yaşayacağın bi iş/biri/bir yer bulmak.
cevabi için ayrı paragraf gerek: "ben buna aşığım. hayatım bu. nefes almak gibi."
sonra bu fred çakmaktaş gibi şut atan çocuk, o zamanlar bir avrupalı için "ayda yürümekten daha zor" görünen hayali gerçekleştirip nba'e gitti. bugün avrupa'nın nba'de nowitzki'si, gasol'ü, hedo'su varsa, petro o kapıyı açtığı için var.
sezon sonu avrupa şampiyonası için zagreb'e yöneldi.zagreb'deki törene 500.000 kişi katıldı, o seneki nba finalleri saygı duruşuyla başladı. 91'de savaş başladığında milosevic hırvatları katlederken nba'de petro'yla göz göze bile gelmeyen vlade divac ölüm haberini aldığında kıpırdayamamış. once brothers'da da söylüyordu petro'yla barışmadığı için ne kada pişman olduğunu.
zagreb uçağı frankfurt'ta aktarma yapacaktı. drazen hep evine dönerdi. hiç yapmadiği bir şey yaptı. kız arkadaşı klara için orada kaldı. münih'e arabayla yola çıktılar. o gece, zagreb'e giden uçakta, radja siyah bulutlar gördüğünü söyledi.
yağışlı yola dalan 18 tekerlekli bir tır, arabayi süren klara'nın ani frenine neden oldu. drazen yan koltukta uyuyordu, emniyet kemeri takılı olmadan. yola fırladı, ve olay yerinde hayatını kaybetti.
Basketbolu ondan daha çok sevecek bir insan olmadı. - vlade divacermal abi bi kere anlatmıştı, petro kendi doğum günü partisinden erken çıkıp antremana giden bi adammış. hikayeyi anlattıktan sonra "lanet olsun şu savaşa" diye de eklemişti kuqo.
drazen petrovic’i sevenlerden bir isteğim var: hafızalarınızdaki drazen’in, attığı her basketten sonra ellerini yukarı kaldıran drazen olmasını istiyorum. çünkü o ellerini size, taraftarlarına kaldırıyordu. drazen’i sizlere neşe getiren biri olarak hatırlamanızı diliyorum. drazen’in bu hatıralarına değer verin. kader onu, kariyerinin zirvesinde bizlerden aldı. bir efsane olması için. bize yol göstermesi için. - abisi alexander petrovic

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder