saçma play-off kuralıyla 1-0 geride başladığımız yarı final serisini maç alamadan kapadık. millet ağızlarında salyalarla süpürmekten bahsededursun, son 6 yıldır hiç bu kadar başımız dik yenilmemiştik akldjklas.
en başta, son yıllarda 90'lardaki "milli takım" kimliğinden gavur takımı muamelesine kaymış olsak da, hiç bu seneki kadar dışlandığmızı hatırlamıyorum. yani tam anlamıyla bir soyutlanma yaşadık. kapatılma mevzusu bir yandan, basını, blogger'ı, federasyonu, hakemleri, vs. vs. hepsi araya kocaman bir mesafe koydu. efes pilsen ketum bir kulüp ve bu mesafeyi hep kendi kararlaştırıp koyardı ama bu seneki bizim tarafımızdan koyulmuş bir şey değildi. bu drum adriyatik ligi hayalimi de iyice pekiştirdi, bırakıcan bu federasyonu da ligi de, yesinler birbirlerini. milli takıma oyuncu da vermicen gör bak o zaman ne oluyor. bir kesim bunun haırlatılmasındna hoşlanmıyor ama dünya ikincisi milli takımın 12 oyuncusunun 8'i efes pilsen'den çıkmaydı.
hakem mevzusu zaten ayrı bir saçmalık sene başından beri. ömer onan'ı hakem kararı beğenmeyince top fırlattığı, preldzi'in her kararda tepiştiği küfür bastığı bir yerde sinan güler gibi, erwin dudley gibi ana avrat küfretsen dönüp bakmayacak adamlar teknik faul alıyorsa zaten söylenecek bir şey yok. teknik anlamda zaten rezaletler sene başından beri. fbü aleyhine de saçmaladılar ama bize olduğu kadar değil. verilmeyen basketler, dokunmadan alınan fauller, ve tabii çalınmayan fauller. ömer onan yavşağının rako'nu her şutunda eline vurup ne faul ne uyarı hiçbir şey almaması, oğuz'un panyanın arkasından hücum ribaundu alması falan feşmekan.
kerem tunçeri kafasını biraz daha maça verse maç sonunu iyi oynasak dünkü maçı da alacaktık ama olmadı. öyle bariz şeyler yaptı ki hakemler öyle bi maçta bizimkilerin çıldırmaması mümkün değildi zaten.
ama ufuk sarıa'nın getirdiği bu karakter çok takdir edilesi. marko tomas'ın insanüstü başlamasıyla ilk çerek 21-4 geriye düşüp çeyreği 27-26 geride kapatmak çok şahane bir şey. öyle bir baskı yaptılar ki odamda ben bile bunaldım. bu kada çaba harcayınca ikinci çeyrek dillei dışarı sarktı aslan parçalarının. o baskıyı devam da ettirdiler bir de, maçı nasıl tamamladıklarına şaşırdım yahu.
kimsenin okumadığının farkındayım ama bir ayrı paragraf da rakocevic'e yazıcam. son yıllarda efes pilsen'degörmekten en çok heyecan duyduğum oyuncuydu. 2009'da şampiyon olduktan 3 gün sona transferi açıkladıklarında sevincimi paylaşabilecek biri olmadığından evde kendi kendime sessizce attığım zafer turlarını hala hatırlarım. ergin ataman gazabına uğramış ne bekleneni verebilmiş ne kendi beklediğini alabilmiş olsa da son yıllarda türkiye2ye gelen en bombastik yabancı. jasikevicius dahil bütün yabancılardan daha değerli. jasi istediğini başarıyı elde etmiş olsun, istediği kadar litvanyalı olsun o karaterle olmaz bi kere. rakocevic kadar düzgün karakterli bir basketbolcu görmedim duymadım. dün 3 dk falan oynadı, o kısımda bi 3lük attı, sonra bi asist yaptı, sonrasakatlandı ama hakem oyunu durdurmadı, sakat sakat bir asist daha yaptı ve resmen hakeme oyunu durdurması için yalvardıktan sonra kenra geldi bir daha da giremedi. oynayabilseydi çok farklı olurdu, kazanabilirdik. ama kazanmak bir yana, şu adamın tuttuğum takımda muhtemel son maçını ağız tadıyla izleyemedim. nachbar ise uzun sakatlığın arkasınan güzel yaptı kapanışı, o da rakocevic gibi 2 sezon geçirmiş olsa da o da n az onun adar karakterli ve iyi niyetliydi onca şeye rağmen. ikisini de çok sevdim ve üzülüyorum gidcekleri için. tam da ufuk sarıca ile verimli kullanılmay başlanmışlardı. bi umut kalırlar belki. rakocevic'in 2+1 şeklindeydi sözleşmesi, +1 senemiz var yani hala onunla. inşalla kullanırız opsiyonu.
bi de efesli bir dostum dünkü maçta kenarda ayağa kalkmış hakeme laf yetiştiren jasikevcius'a bağırıp taklidini yapmış sonra ikisi de kendi dillerinde konuşarak atışmışlar klasjlşkdjlşas.
cenk maçı getirebilecek hücumda erken 3lük kullanıp kaçırdı sonra saniyelerde. bütün tosunluğuna, yararsızlığıa rağmen milli takımda cenk tosun'u ömer onan ve özellikle emir preldzic'e terch ederim her zaman. olmaz olsun öyle cibiliyet yoksunu adamlarla gelecek madalya. hele ki preldzic, eln gavuru gelecek benim inanıma küfür yağdıracak her türlü terbiyesizi yapacak sonra milli forma giyecek. yok öyle. cenk tosun maç kaybettirir ama efendidir hiç değilse.
son olarak sinan güler; nasıl bir adamsın sen yahu. bir insan her şeyinde hep en iyi en doğru olur mu? resmen böyle ciddi ciddi bi gurur hissi geliyor tuttuğum takımda oynadıkça. daha çok uzun yıllar efesli ol inşallah.
bunlar dışladıkça, haksızlık yaptıkça ben efes pilsen'i daha çok seviyorum.
en başta, son yıllarda 90'lardaki "milli takım" kimliğinden gavur takımı muamelesine kaymış olsak da, hiç bu seneki kadar dışlandığmızı hatırlamıyorum. yani tam anlamıyla bir soyutlanma yaşadık. kapatılma mevzusu bir yandan, basını, blogger'ı, federasyonu, hakemleri, vs. vs. hepsi araya kocaman bir mesafe koydu. efes pilsen ketum bir kulüp ve bu mesafeyi hep kendi kararlaştırıp koyardı ama bu seneki bizim tarafımızdan koyulmuş bir şey değildi. bu drum adriyatik ligi hayalimi de iyice pekiştirdi, bırakıcan bu federasyonu da ligi de, yesinler birbirlerini. milli takıma oyuncu da vermicen gör bak o zaman ne oluyor. bir kesim bunun haırlatılmasındna hoşlanmıyor ama dünya ikincisi milli takımın 12 oyuncusunun 8'i efes pilsen'den çıkmaydı.
hakem mevzusu zaten ayrı bir saçmalık sene başından beri. ömer onan'ı hakem kararı beğenmeyince top fırlattığı, preldzi'in her kararda tepiştiği küfür bastığı bir yerde sinan güler gibi, erwin dudley gibi ana avrat küfretsen dönüp bakmayacak adamlar teknik faul alıyorsa zaten söylenecek bir şey yok. teknik anlamda zaten rezaletler sene başından beri. fbü aleyhine de saçmaladılar ama bize olduğu kadar değil. verilmeyen basketler, dokunmadan alınan fauller, ve tabii çalınmayan fauller. ömer onan yavşağının rako'nu her şutunda eline vurup ne faul ne uyarı hiçbir şey almaması, oğuz'un panyanın arkasından hücum ribaundu alması falan feşmekan.
kerem tunçeri kafasını biraz daha maça verse maç sonunu iyi oynasak dünkü maçı da alacaktık ama olmadı. öyle bariz şeyler yaptı ki hakemler öyle bi maçta bizimkilerin çıldırmaması mümkün değildi zaten.
ama ufuk sarıa'nın getirdiği bu karakter çok takdir edilesi. marko tomas'ın insanüstü başlamasıyla ilk çerek 21-4 geriye düşüp çeyreği 27-26 geride kapatmak çok şahane bir şey. öyle bir baskı yaptılar ki odamda ben bile bunaldım. bu kada çaba harcayınca ikinci çeyrek dillei dışarı sarktı aslan parçalarının. o baskıyı devam da ettirdiler bir de, maçı nasıl tamamladıklarına şaşırdım yahu.
kimsenin okumadığının farkındayım ama bir ayrı paragraf da rakocevic'e yazıcam. son yıllarda efes pilsen'degörmekten en çok heyecan duyduğum oyuncuydu. 2009'da şampiyon olduktan 3 gün sona transferi açıkladıklarında sevincimi paylaşabilecek biri olmadığından evde kendi kendime sessizce attığım zafer turlarını hala hatırlarım. ergin ataman gazabına uğramış ne bekleneni verebilmiş ne kendi beklediğini alabilmiş olsa da son yıllarda türkiye2ye gelen en bombastik yabancı. jasikevicius dahil bütün yabancılardan daha değerli. jasi istediğini başarıyı elde etmiş olsun, istediği kadar litvanyalı olsun o karaterle olmaz bi kere. rakocevic kadar düzgün karakterli bir basketbolcu görmedim duymadım. dün 3 dk falan oynadı, o kısımda bi 3lük attı, sonra bi asist yaptı, sonrasakatlandı ama hakem oyunu durdurmadı, sakat sakat bir asist daha yaptı ve resmen hakeme oyunu durdurması için yalvardıktan sonra kenra geldi bir daha da giremedi. oynayabilseydi çok farklı olurdu, kazanabilirdik. ama kazanmak bir yana, şu adamın tuttuğum takımda muhtemel son maçını ağız tadıyla izleyemedim. nachbar ise uzun sakatlığın arkasınan güzel yaptı kapanışı, o da rakocevic gibi 2 sezon geçirmiş olsa da o da n az onun adar karakterli ve iyi niyetliydi onca şeye rağmen. ikisini de çok sevdim ve üzülüyorum gidcekleri için. tam da ufuk sarıca ile verimli kullanılmay başlanmışlardı. bi umut kalırlar belki. rakocevic'in 2+1 şeklindeydi sözleşmesi, +1 senemiz var yani hala onunla. inşalla kullanırız opsiyonu.
bi de efesli bir dostum dünkü maçta kenarda ayağa kalkmış hakeme laf yetiştiren jasikevcius'a bağırıp taklidini yapmış sonra ikisi de kendi dillerinde konuşarak atışmışlar klasjlşkdjlşas.
cenk maçı getirebilecek hücumda erken 3lük kullanıp kaçırdı sonra saniyelerde. bütün tosunluğuna, yararsızlığıa rağmen milli takımda cenk tosun'u ömer onan ve özellikle emir preldzic'e terch ederim her zaman. olmaz olsun öyle cibiliyet yoksunu adamlarla gelecek madalya. hele ki preldzic, eln gavuru gelecek benim inanıma küfür yağdıracak her türlü terbiyesizi yapacak sonra milli forma giyecek. yok öyle. cenk tosun maç kaybettirir ama efendidir hiç değilse.
son olarak sinan güler; nasıl bir adamsın sen yahu. bir insan her şeyinde hep en iyi en doğru olur mu? resmen böyle ciddi ciddi bi gurur hissi geliyor tuttuğum takımda oynadıkça. daha çok uzun yıllar efesli ol inşallah.
bunlar dışladıkça, haksızlık yaptıkça ben efes pilsen'i daha çok seviyorum.
3 yorum:
sinanı kime benzettiğimi fark ettim.
karl "helo" agathon.
preldzic kim lan?
aa di mi lan canım benim.
tanjevic fbü'nün koçuyken preldzic'i slovenya'dan getirdi bebeydi geldiğinde, geçen sene sadece fbü'nün preldzic için yararlanabildiği bi kural çıkardı federasyon devşirme konusunda, öylelikle türk vatandaşı oldu. milli takımda oynatmak istediler ama slovenya'dan sorun mı çıktı ne öyle bir şey oldu milli takımda oynatamadılar. şimdi bu sene bizim milli takımda oynayabiliyormuş sanırım ama oyuncular istemiyor diyorlar. ben de istemiyorum.
Yorum Gönder