18 Nisan 2011 Pazartesi

we could do that.


gimli: never thought i'd die fighting side by side with an elf.
legolas: what about side by side with a friend?
gimli: aye, i could do that.
bu işte ya, bu kadar. bıktım insanların mütemadiyen şikayet etmelerinden, bitmek tükenmek bilmeyen memnuniyetsizliklerinden, "herkes bok herkes püsür" modunda gezmelerinden. herkes kadar sen de bok püsürsün işte. bu hep böyleydi ve muhtemelen daha iyiye de gitmeyecek. senin durmaksızın ondan bundan şikayet etmen dünya üzerindeki zaten kıç kadar olan zamanını boşa harcamaktan başka bir işe de yaramayacak. eldeki malzeme bu işte, daha önce de bu kadardı. o yüzden senin kafan kabarmış onun içi çömelmiş diye mızırdanmayı bırak, iki dk sus da sokakta yanından geçen adamı seviver, zor bir şey değil.

cidden insanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum, hayvanları anladıkça da insanları da seviyorum; çünkü biliyorum ki kedilerim bana sevgi dolu bakarken, kafasını boynuma gömüp uyurken, ben ağladığımda tuhaf tuhaf bağırıp neşelendirmek için türlü türlü şebeklik yaparken, kendini kayıtsız şartsız bir güvenle bana bırakırken, ya da yanından geçerken iki saniyeliğine kafasını okşadığım sokak köpeği kuyruğunu sallaya sallaya peşimden gelirken benim bencilliğimin, ukalalığımın, şımarıklığımın, tembelliğimin, hebelemin hübelemin hiçbir önemi yok onlar için.

Hiç yorum yok: