30 Nisan 2011 Cumartesi

muse - falling away with you

6 sene önce arkadaşlarımla x men origins: wolverine konusunda sözleşirken, aynı zamanlarda hayatıma girmiş en bombastik iki insanla msnde günde 7 saat falan konuşurduk. biri hemen yan odadaydı diğeri 500 km kadar ötede. o konuşmalardan birinde muse - falling away with you'yu bizim şarkımız olarak belirlemiştik. (bizim şarkımız ne lan? lame!) yıllar sonra bi kafede beraber otururken çalmaya başlayacaktı alan. (bu şarkı hayatında hiç bi kafede çalınmış mıdır acaba?) sonra sene bitti ve ben sanırım o senede sona bu şarkıyı hiç adam gibi dinlemedim. şimdi bu akşam dinledim ve fark ettim ki bu şarkı hakikaten bizim şarkımızmış. o zaman o ergen halimle nasıl bir anlm çıkarıştım hatırlamıyorum, ama taa o zamandan ileride bi gün dinlediğimde böyle hissettireceğini tahmin ettiğimi hatırlıyorum. gerçekten de bu iki insan o kadar sene içinde değiştiler, iyi-kötü bi sürü özellik edindiler ve ben onları iyilikleriyle kötülükleriyle hala seviyorum. hala sene içinde birlikte geçirdiğimiz birkaç hafta koca senenin haylaytı oluyor. hala 10 sene önce falan birimizin yaptığı espiriyi hatırlayıp gülüyorum. kaç sene önce gerçekleşen "aslınur: çünküü çünkü çünkü... alican: VAAAAAAAAAAAAAAAAAY!?!?!?!?" olayını (espiri değil bu, durum komedisi) ayda en az bir kez hatırlayıp ağlayana kadar güleriz. o konuşmalarımızda ne hayaller kurulmuştu çoğu belki hiçbiri gerçekleşmedi ve gerçekleşmeyecek ama çok seviyom en bu ikisini.

alavara'nın küçücük masalarında makarna yemek, alican'ın liderliğinde bütün izmir'i yürüyerek dolaşmak, öğleden sonra yiyecek bir şeyler alıp bostanlı sahiline gidip akşama kadar saçma sapalak şeyler yapmak, "1'im!", "2'yim!" diye bağırmak ve sona kalınca küfretmek, tenten okumak,15 dk.lık periyotlar halinde sims oynamak, 15 dk dolunca "vuuueeng vuuueeng" diye bağırmak, test drive 5 demo oynamak ve diğerleri oynadığında spikerlik yapmak, evde alican'la deli deli dans etmek, milyoner oynamak, marketten karamelli topkek alıp tinerci gibi sokakta kekin ambalajını koklamak, sınırsızda yardırmak, kipa servislerine küfretmek, sahilde ateş yakmak ve sahilde ateş yakmaya fbi ajanı gibi hazırlanmak, gitar çalıp şarkı söylemek, günbatımında denize girmek, denizde çılgınca açılmak, bakkaldan mojo ve bilumum abur jubur alıp deniz kenarındaki az ışıklı bol yıldızlı midlli manzaralı yerimizde tıkınıp eğlenmek, aynı yerde sprite ayinleri yapmak ve daha zibilyon tane gündelik, sıradan aktivite var bu ikiliyle yapmaktan bıkmayacağım.

i can't remember when it was good,
moments of happiness elude.
maybe i just misunderstood.

all of the love we left behind,
watching the flashbacks intertwine
memories i will never find.
so i'll love whatever you become
and forget the reckless things we've done.
i think our lives have just begun.

and i'll feel my world crumbling,
and I'll I feel my life crumbling
and feel my soul crumbling away
and falling away,
falling away with you.

staying awake to chase a dream,
tasting the air you're breathing in,
I hope I won't forget a thing.

promise to hold you close and pray,
watching the fantasies decay,
nothing will ever stay the same.

1 yorum:

Muffliatoo dedi ki...

şimdi group hug olmalıydı. sonra da birimiz cheese fuck ya da hoşgeldinissss gibi bir şey derdi herhalde.
:)))))))))