23 Mart 2011 Çarşamba

Saat 2 olmuş, yorgunluktan ölmek üzereyim. Biraz yorucu ve pis bi iş oldu ama sonuçtan memnunum şimdilik. Öte yandan şu an uykudan bulanık gördüğüm için kendimi yarın yaşayacağım muhtemel hayal kırıklığına da hazırladım. Yarın hiç 6.30'da kalkıp da 7 saatlik desen dersine gidesim yok ama devamsızlıklarımı tükettim ve devamsızlıktan kalmaya da niyetim yok.
Örolih playoff çok çılgın başladı. Olympiakos Teodosic'in oynamadığı maçta Siena'ya tarihi fark attı. Belki de Siena tarihi fark yedi izlemedim. Ama Top 16'da bizi eleyip üst tura çıkan Siena 3. çeyreğin ortasında sadece 9 (dokuz) sayıdaydı. O sıralarda Olypiakos da 50-60 sayı falan amıştı. Maç da 48 sayı farkla bitti. Sienalı oyuncuların yerind eolmak istemezdim hiç, ikinci yarıda onlar basket attığında yunan taraftarlar oley çekiyorlarmış.
İki sevmediğim Barcelona - Panathinaiko smaçıysa baya güzeldi. İkisini de evmediğim için kim çıkarsa çıksın umrumda değl diyordum ama Pao'dan daha az hoşlandığıma karar verdim izlerken. Barcelona maçı az kalsın veriyordu, son saniyede sportmenlik dışı faul yapmak nedir allah aşkınıza? 1 sayıyla kazandılar maçı. Pao'da her şey Diamantidis'in üzerinde gidiyor. Onu da günahım kadar sevmem ama yiğidi öldür hakkını yeme.

Oha lan sanki yüzyllardır böyle uykum gelmemişti. Barça'nın aldığı maçı tek başına Pao'ya vermeye kalkan Victor Sada maçtan sonra tek başına şut antremanı yapmış. O maç kaybedilse ne yaparlardı o admı bilmiyorum. Yatınca hemen uyuyakalıcam sonra hemen sabah olacak diye yatmak istemiyorum şu an.

 V ile başlayan bazı isiler çok karizmatik oluyor. Victor/Victoria, Valerie, Veronika falan, çok güzel
hepsi.

Rakot ve Kerem Gönlüm bugün birkaç taraftarla akşam yemeği yemiş. Sıçayım ya İstanbul'da olmak istemiyorum ama Efes'le aynı şehirde olmak istiyorum.

Perasovic istifa etti ve yerine Ufuk Sarıcı geldi. İnsanlar Ekrem Memnun'u bekliyordu ama ben pek beklemiyordum, onu Blatt istifa ettiğinde denedik ve olmadı çünkü. Ufuk Sarıca'nın koç olduğu takım gözümde günde tek antreman yapan, o antremanı da 13'te falan başlatan bi takım olarak canlanıyor "falan filan". Adamı takımda yabancısı Türkü genci yaşlısı herkes çok seviyorum ama yardımcı koçken basketbolla pek bi alakasını göremedik. İlk yaptğı açıklamalar umut verici. Oyuncular da memnunmuş hayırlısı artık. Ufuk SArıca Efes Pilsen için çok efsan oyuncu olarak, koç olarak da devam eder inşallah.

Derken Cuma günü Türk Telekom - Efes Pilsen maçı var. Real Madrid maçından bi halt anlamamıştık salondaki yerimizin de yardımıyla, bu telafi eder artık. Bi de BJK - Telekom maçının Iverson gelmeden oynanması gibi, Becirovic de tam bizim maçtan önce Telekom'dan kaçtı kurtardı kendini. Bi izleyemeden gitmesine üzülmekle birlikte bu kadar zaman nasıl daandı onu da anlayabilmiş değilim.

Oha sandalyede uyuklayıp kucağımdaki klavyeyi büyük bir gürültüyle yere düşürdüm, parmklarım da çok acıdı.

Hiç yorum yok: