7 Ocak 2011 Cuma

ben bilmem kaç senedir efes pilsenliyim. koraç kupa'sında küçüktüm ama final 4'larla büyüdüm. bulduğum her maçlarını izledim. 96'da yarı final dedışarıdaki teamsystem bologna maçını, finalde stefanel milano maçlarını kaç kere izledim ben bile bilmiyorum. hala bologna maçında ufuk sarıca'nın  tepesine şişe atılırken, pota sallanırken meşhur davidoff bunların hiçbirini kaale almazken  serbest atış kullanırken, rahmetli conrad smaçı basıp eli belinde benche dönüp sırıtırken sonrasında ne olacağını bilmiyormuş gibi heyecanlanıp, murat murat kupa biziiim diye üst üste bağırırken, ekranda "coppa korac 1995/1996 campione efes pilsen istanbul"  yazarken maç canlı oynanmış da yeni şampiyon olmuşuz gibi seviniyorum. ben yıllardır efes pilsen'i sevip seyredip de, hiç maç izlerken"aa efes pilsen, durbi bira açayım ben yea" demedim. hatta ben birayı hiç sevdm ama kulübümün basında ısrarla takımdan "biracılar" diye bahsedenlerle giriştiği mücadele yüzünden efes pilsen'i daha çok sevdim.

daha nba oyuncuları alley-hoop nedir yeni yeni öğrenirken, conrad efes pilsen-esteralla andorra maçında petar naumoski'nin orta sahadan attığı yüksek pası ters alley-hoop la potaya çakığında abdi ipekçi'yi dolduran binlerce kisi gördüğünün gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.
hani fark etmediyseiz diye söylüyorum, çok değil daha 3-4 ay önce sular seller gibi para akıttığnız, başarısında da çok bir payınız varmış gibi davrandığınız dünya ikincisi takımın 4/3'ü ya efes'te oynuyor ya efes'te yetişmiş. o salonları dolurup altıncı adam olan insanlar 90'ların sonunda conrad mcrae'yi izlemiş, türkiye'de sokakta futbol değil de basketbol oynayan, basketbol oynarken topu getirdiğinde tişörtünün omzuyla altındaki teri naumoski gibi silen ilk çocuklardı, efes'in yetiştirdiği oyuncularla heyecanlanan, efes pilsen pilsen'le birayı değil basketbolu sevmiş insanlardı, efes'in elinden tuttuğu 15.000 çocuktan bazılarıydı. ha bir de bu var, ülkenin pek kıymetli kulübü fenerbahçe altyapıda sadece seçmeler katılmak için 100 liraya yakın para isterken, efes pilsen'in seçmesi de, seçildikten sonra okulu da ücretsizdir.

konu sadece basketbol takımı da değil, efes pilsen one love festival, efes plsen blues festival, hepsi yalan oluyor. ülkede sanat ve sporun belkemiğine kibarca sizi istemiyoruz deniyor, çünkü efes pilsen'in adını orada burada duymazsak, logosunu orada burada görmezsek aklımıza gelmeyecek, bira içmeyeceğiz ve türkiye sokaklrında katiller dolaştığı halde çok daha güzelbir yer olacak. şu kulübün başına bi iş gelsin fıçıyla bira içmezsem ne olayım.

Hiç yorum yok: