tamam paniğe gerek yok. dünyanın en güzel takımı vujcic'in ruhunu henüz yiyip sindirmemiş. kendisi hala sahada olsun, kenarda olsun; gerek sevindiğinde gerek sinirlendiğinde coşkuyla anırıyor. sanırım tek sorun geçen hafta bütün takımın atina'ya giderken ruhlarını yanlarına almayı unutmuş olmlarıymış. sonuç olarak 2003'ten beri yenemediğimiz cska zaten dağılmış vaziyetteydi biz bir nevi "finish him" yaptık. son 3-4 yıldır ben bi maça böyle başladığını görmemiştim sanırım bu takımın. artık şu maçtan sonra rakocevic'e diller uzanmasın bi zahmet. attığını soktu üstüne savunmada da kendini aşan bi gayret gösterdi. aynen devam koç. kerem tunçeri'nin maçın son 5 dakikasında oyadığı oyun sırbistan maçını son 5 dakikasından daha iyiydi bile denebilir. geçen hafta bi bocladı, haftasonu sakatlandı oynamadı ama b hafta kendine geldi kaptan. sinan zaten bildiğimiz gibi. her takıma lazım bundan. vujcic baba da yardırdı, rekorlar neyin kırmış bu maçta. 1000 ribaundu aşan ikinci oyuncu olmuş mirsad'ın arkasından falan. son çeyrekte dizinden sakatlandı, "bi soluklanayım hemen geri gircem" diye çıktı oyundan ama yerine giren roberts gerek bırakmadı geri girmesine. yaptığı bombastik perdelemelerle kendine hazırladığı pozisyonları kerem tunçeri'nin bi o kadar bombastik paslarıyla bitirdi. galatasaray maçındaki gibi bi kritik üçlük daha attı ve maçı iyice kopardı. nachbar biraz sııntılı, oynamak istiyor, atmak istiyor, atamayınca canı sıkılıyor, sonra bi soktu mu gerisi geliyor, hırslanıyor, her topa koşuyor. bootsy 'gangsta' thornton'dan söz etmeme bile gerek yok. tek üzüldüğüm ender, süre alamadıkça bi küskünleşiyor bıdık. işin aslı süreyi "kazanması" gerektiğini yıllardır idrak edemedi ender; çünkü hem başka seçenek olmadığından, hem türk koçların da benimsediği iyi aile çocuğu imajından aldı süreleri. kimse kurtarıcı gözüyle bakmadı ona hiçbi zaman ama "bizim" olan oyunculardan biri sonuçta, böyle görünc eüzülüyor inan, arada girsin 20 saniye topu elinde tutup birine versin çıksın, hevesini alsın mutlu olsun yüzü gülsün yahu.
bir paragraf sa vujosevic'e. e be adam, partizan'da efsanevi işler yaptın, yatırımı yaptın yaptın, gerektiğinde başarısız oldun ama yılmadın, sonunda partizan'ı geçen sene final 4'a soktun. efsan eoldun herkesiz gözünde. sonr olympiacos istedi "ancak renklerini siyah beyaz yaparlarsa giderim" dedin "partizan'a o derece bağlıyım" mesajı verdin. e peki cska'ya niye gittin? olmayacağı baştan belliyken şaşıran var mı şimdi cska'nı durumuna. partizan'da altyapıdan oyuncu yetiştirip, 18 yaşında bebeleri ilk 5 başlatıp buralara gelmişken, bas bas paraları leyla'ya bi deha mı gelecez dünyaya felsefesile işleyen cska'da işin ne?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder