4 Kasım 2010 Perşembe

it's all good and we ain't gonna change now, the world is unaware!

bi de eski günler yad etme isteği midir nedir, bi offspring sevgisi var içimde bu aralar. esasında offspring günümüz punk anlayışına uygun olarak "alayına isyan beheyy" modunda olmamış hiç. hatta yazdıkları kimi sözlere bakınca, çoğu ço mantıklı, çok akıl dolu, çoğuyla özdeşleştirebiliyor insan kendini. dexter hollan çok acayip bir adamdı. uçak ehliyeti, pilotluk lisansı, ne denir lan ona, öyle bi şeyi vardı işte, minik bir uçakla dünyayı gezer, blogumsu bi şeyinde görüklerini yaşadıklarını anlatırdı. hatırlıyorum yazdıklarını sonuna "rock the casbah!" ya da "my job sucks." yazard. dexter'ın sesinin iyice tizleşip cırlama boyutuna ulaştığı şarkıları sevmiyorum. original prankster, pretty fly (for a white guy), why don't you get a job, hit that, cool to hate, come out and play, killboy powerhead gibi fazlasıyla eğlenceli şarkılarını yanında dexter'ın sesinin kulak tırmalamadığı, güzel çıktığı güzel şarkıları da var bi sürü. americana albümünü seviyorum. have you ever'ın sözleri çok güzel, şarkını özellikle son bir dakikasını falan çok seviyorum. the kids aren't alright klibiyle falan da bi klasik zaten. americana böyle insanı alttan alttan gazlayan bi şarkı. hemnhmen her albümlerinde olan introlardan olan welcome çok hoşuma gidiyor americana'daki. turkcell kadını gibi konuşuyo adam. pretty fly zaten koca bir jenerasyonun bildii, eğlendiği bi şarkı, why don't you get a job da keza öyle. bu albümde bi sde she's got issues diye bi şarkı var ve çok eğleniriyo beni. saçma sapan sorunlu bi kızla randevusundan bahsediyor dexter. çok tatlı "i don't mean to be insensitive but i really hate that shit and i say yeeheee yeeeeehee ooo meeen she's got issues and i'm gonna paaay" diye bağırıyor dexter. bir de pay the man var ki değil america'nın, bence offsring'in en güzel şarkılarındna biri. dexter'ın girdiği kısma kadar yani. biraz bozuyor açıkçası şarkıyı. ilk 5 dakikası cidden mükkemel, böyle mistik tarihi acayip bi havası var. sanırm dexter'ın ortadoğu takıntısının etkisi onlar. o ilk 5 dakikadaki sözleri kim söylüyor şu güne kadar bulamadım ama harika sözler onlar ve kim söylüyorsa pek güzel söylüyor. aslında şimdi dinledim de dexter'ın söylediği kısımların da sözleri bi harika. am adexter çok hoooğoooluyor. ama hakikaten offspring'in açık ara en farklı ve en güzel şarılarından.
conspiracy of one'ı da severim sırf original prankster'ı barındırdığı için bile sevebilirim hatta onu. aslında çok şahne bi albüm değildir. original prankster'dan başka bi want you bad var, bi de dexter'ın güzel şarkılardan olan dammit, i changed again. ha bi de million miles away de çok şahane şarkı.
smas albümünü de seviyorum çünü çok "badass" bi albüm.  self-esteem, sonra bad habit, come out and play, efesli oyunculardan kuracağım gangster çetemle dinlemek istiyorum bu şarkıları. buradaki nitro (youth energy) de kanımca offspring'in en güzel şarkılarından. dexter'ın arkalardan heeeöööv veeeöv diye cırlamaya kaçmadan bğırmasını da seviyorum. evet çok güzel bu şarkı. bu bi de killboy powerhead. böyle koşarken falan çok iyi gidiyor. şarkıda geçen killboy powerhead ve "kadını" eski kriminal çiftleri hatırlatıyo bana.
grubun en güzel albümüyse ixnay on the hombre. 7. sınıftaki en iyi arkadaşımın doğum günü hediyesiydi bana. aynı doğum günümde öz ablam avril lavigne kasedi almıştı bana lan akjhfklhajkshfkjlhekfg. neyse bu albümü kapağından içindeki en ufak resimlere kadar her şeyiyle çok seviyorum. bi kere disclaimer adındaki intorsuyla muazzam bir girişi yapıyorlar albüme. bir adam çıkıyor neşeli neşeli şöyle diyor:
ladies and gentlemen
welcome to the disclaimer
that's right the disclaimer
this american apple pie institution
known as parental discretion
will cleanse any sense of innuendo or sarcasm

from the lyrics that might actually make you think

and will also insult your intelligence at the same time

so protect your family
this album contains explicit depictions
of things which are real
these real things are commonly known as life
so if it sounds sarcastic don't take it seriously
if it sounds dangerous
do not try this at home or at all
and if it offends you just don't listen to it.

ve arkasından grubun her tattan güzel güzel şarkıları geliyor. mota, cool to hate, all i want gibi eğlenceli şarkılar. me & my old lady gibi sınıflandıramadığım fakat harika bir basa ve yine ortadoğu hatta hint esintileri taşıyan gitar ve vokaller, ve dexter'ın kariyerinin en güzel "aaağaaaoooağaaa"ları. sonre leave it behind gibi yine bedes bir şarkı. i choose ile intihara değişik bir bakış açısı.  sonra the meaning of life ve change the world gibi daha ciddi, daha manalı, daha güzel şarkılar. ve son olarak "durduk yere insanın mına koyan" şarkılar kategorisine rahatlıkla sokulacak gone away ve amazed gibi harika iki şarkı var albümde. pay the man harikası da aslında ixnay on the hombre için hazırlanmış bi şarkıymış,  nasıl olduysa americana'da bulmuş kendini. ben de bunu düşünmüştüm hep, pay the man'de ixnay on the homre havası var, americana'da çok sırıtıyor diye. daha çok düşündüğüme madem bu grupta böyle bir potansiyel vardı, niye daha çok ortaya çıkarmadılar, keşke çıkarsaydılar.
bi de splinter'dan (can't get my) head around you diye seksi şarkıları vardı bu adamların. dexter şarkının bi bölümünü konuşur gibi söylüyordu ve nasıl da"konuşsa da dinlesek" havasında bir sesi olduğunu gösteriyordu insana.

son olarak hem grubun en güzel şarklarıdan, hem benim en sevdiğim şarkılarından paranoyanın dile gelmiş hali olan gotta get away var. sanırsam o da smash albümündendi. çok da güzel bir klibi vardı bu şarkının, sözleriyle çok güzel bi paralelliği vardı.

sözün özü isteyen istediğini desin ben bıkmıcam offspring dinlemekten. ara verdiğim oluyor ama hep dönüyorum bi şekilde. çocukluk anısı yahu bi kere. beni kral tv karşısından alan, gökhan tepe hayrnlığından sıyıran, daha bacak kadar ilkokul bebesiyken sonsuza kadar değiştiren gruplardan. diğeriğ de r.e.m. taa ablamla aynı odada kaldığımız zamanlari bi izire gidişimizde ablam kuzenden amricana'ya, bi de bi r.e.m ve cher cdsi almıştı getirmiştik ankara'ya. americana zamanında dexter'ın uzun örgülü saçları vardı, albümün içinde el hareketi çeken fotoğrafı vardı. hareket çekmeyi ondan öğrendm ben yahu. odada takar dinlerdik sürekli. hey gidi günler. programı kapatırkene sizleri pay the man'in o muazzam sözleriyle başbaşa bırakıyorum:

see the way the wind blows,
lives are intertwined.
watch the way the world goes,
the man deals out our plight.

jester in the corner,

laughs without a sound.

jester in the corner,

malady abounds
in our souls.
see the way the sun sets,
twilight of this life.
the man is making little bets,
playing with our lives.
all that i believe now,
anything is possible.
a simple explanation
for the evil in this world
and in our souls,
in our souls.

come down to sorry and sable,
it's always the man,
always keeping you down.
bow down cause i see it before me,
shadow and light
that always keeps you running.


look at you and your struggle for freedom,
but you ain't nothing.
we all pay the man for living.
wouldn't it be nice for a change now,
to be unchained.
my life is for me now.
but this is life,
pay the man.

2 yorum:

Muffliatoo dedi ki...

bunlar rockncokea geldiğinde konsere gitmenin eşiğinden dönmüştük hatırlıyo musun? çünkü istanbulda kalcak yerimiz yoktu.

sıçtığımın istanbulu.

G dedi ki...

of of nasıl unuturum!? üstelik ben o yaz dikili'de siz "can't repeat çalıyor" dediğinizde çatı katındaki yatağımdan en alt kattaki televizyon karşısına tek hamlede geçiyodum ahahah. nasıl çok istemiştim gitmeyi.