5 Kasım 2010 Cuma
comforting sounds you made.
sabah kalktım. sol ayağımın üzerinde bir ağırlık vardı. doğruldum, kafasını çevirip bayık bayık baktı. uzanıp kendime doğru yuvarlarken sitemkar sitemkar homurdandı. sırtını sevdim, göbeğini sevdim, suratını avuçlarımın arasına aldım. kim demişti onu, nerede duymuştum? onlar hiç gözlerini kaçırmazdı, çünkü hiç yalanları yoktu onların. uzun uzun gözlerinin içine batım, hiç oynatmadı gözlerini, dünyadaki hiçbir müziğe, hiçbir sese değişmeyeceğim mırıltıyla cevap verdi. kucağıma aldım, o sıkılana kadar öptüm kokladım. mırıltı devam ederken şımarık şımarık itti suratımı. tekrar atıp sağıma döndüm, sağ kolumu açtım, kafasını koluma koyup yanıma yatırdım. karşı koymadan bıraktı kendini orada. pencerenin önüne güvercin koyunca kaldırdı birden başını. kulaklarını yatırıp gözlerini iyice açtı. güvercinden başka ses çıkmayınca geri koydu kafasını koluma. gözleri kısıldı, sonra tamamen kapandı. mırıltı yavaşayarak nefes sesine döndü. ben de uyandı. sol ayağımın üzerinde hiçbirşey hissetmedim. doğruldum, dörtte üçünü aşağıya tekmelediğim yatak örtüsünden başka bi şey görmedim. ne yapsam bilemedim. gei yattım, sağıma döndüm, sağ kolumu açıp biraz ağladım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder