bugün üniversite kariyerimin ilk sınavına girdim, hoca önce sınav saat 19da demişti, en son servisler 18.30da ama. sonra dün servisler sıkıntı olacak diye 12.30a alınmış sınav dediler. ben de o yüzden sabah yarım saat erken çıktım. sınav yerini öğrenmek için tolga hocanın odasına gittim. odasında yoktu. sınıfa çıktım, iktisat son sınıftan, sanat tarihini seçmeli olarak seçmiş çocuklar vardı, "sınavı mı bekliyosunuz?" dedim. "sınav 19da" dediler. "e 12.30a alınmadı mı?" dedim. "bilmiyoruz" dediler. dersşn başlamasına daha 15 dk vardı. hocanın odasına geri indim hala yoktu.oradan da kantine indim su aldım sınıfa geri çıktım. okul göt kadar ama bi yerden bi yere gitmek nasıl yorucu anlatamam. sonra ders başladı, 4 saat boyunca gotik mimari yardırdık tolga hocayla, ders aslında keyifli geçti, "ayın elemanı" espirisi son zamanlarda duyduğum en güzel espiriydi heralde çok güldüm. dersle sınav arasındaki 2.5-3 saatlik arayı dışarıda geyik yaparak, katlardaki rahat koltuklara yayılıp çalışarak ve yemek yiyerek geçirdikten sonra sınava girdik, 20 dk falan sürdü kolaydı çıktık hemen. buraya kadar her şey tamam.
öncelikle, sınavın 19da olmasında tolga hocanın bir günahı yok, sınav zamanını belirleyip onylayan öğrenci işleri. öğrenci işlermizse nazi kampı gibi.şimdi eğer bu okulda saat 19da sınav falan yapılıyorsa, bi zahmet 19.30, 20.00 servisleri falan da koyun, o kadar zor bi şey değil.
hadi bi zkaderimize razı olduk, geç oldu armada'ya taksiylmi gitsek diye düşündük ama hava çok tatlıydı yürüyelim dedik. ha bu da aynen şöyle oldu, dışarı çıkmadan önce arkadaş ceketini giyerken şemsiyesini koltuğa atıp "şunu da zorla aldırdılar yağmu ryağack diye yağan iki damla bi şey" diye artist artist konutu, taksiye binsek mi diye düşündüğümüzde de ben "salla ya hava çok güzel" dedim. yrümeye başladık, 1-2 dk geçti yağmur çiselemeye başladı. 5 dk sonra kapşonun altındaki kafamı acıtacak kadar şiddetli yağmaya başladı, armada'ya vardığımızdaya, armada'nın yan tarafındaki hafif yokuşumsu yolun köpü kanyon'un en azılı şelalerinden farkı yoktu.öyle bi yol düşünün ki, bırakın kuru bi noktayı, suyun yavaş aktığı bi yer bile yok. yol nerede bitiyo kaldırım nerede başlıyo belli değil. bileğimize kadar sudan geçmek zorunda kaldık haliyle. durağa gelince arkadaşı şemsiyesiyle bıraktım ve durağa sığınmak ümidiyle koşturdum ama durakda seksen beş bin kişi vardı tabi. yine içerideki bi teyze acıdı da yer açmaya çalıştı bi yarım dışarıda bi yarım içeride durdum öyle. sonra, durağın önündeki yolda gürül gürül sular akarken zeka küpü, güzel ahlak timsali i abimiz, durağın hemen yaında birini indirmek için yanaşmak istedi, bunu yaparken de bi durak dolusu insanı hiçe sayıp hayvanla ibi geçti önümüzde. zaen kaldırıın ucunda duruyodum, kafama kadar su sıçrattı. yan tarafta sakallı makallı bildiğn hacı amca vardı bi tane orospu çocuğu diye bağırdı arabanın arkasından neye uğradığımı şaşırdım. sonra, o urakta 4. kez falan karşılaşıyorum u olayla, eryamn'a giden 541 numaralı lanet otobüs geldi, arkasından aynı otobüsten bi tane daha geldi. ve ilerlemedi götler. yolcularını indirdiler, binecekleri aldılar, ve mal gibi durdular öyle 5 dakika boyunca falan. arkalarına bi eryaman midibüsü ve tabi sincan merkez seksi herkez dolmuşu geldi ve durağın önünde hayvani bi otobüs sırası oluştu. benim pek sevgil otobüsüm 163 d bu olayın tekrarlanıı diğer zamanlarda olduğu gibi bu sıraya girmeyip boş boş bastı gitti. 20 dk sonra falan gelen iknci 163'se tıka basa dolu olduğundan durmadn geçti. yaklaşık bi saat yimi dakika boyunca hayvani yağmura maruz kalmış olan ben, sonunda otobüse bindim ve ücudum eksi otuz dereceye doğru hızla giderken sonunda eve ulştım. eve adımımı attığı anda annem ıslandım diye sen sorunlu musun falan diye başladı zaten kafayı yemişim odama geldim kapıyı çarptım falan. sonra yemek yedik ettik "technical draw (my ass)" ödevini yapayım dedim ama dersmize giren iki adet popo, dersimize girip, 4 saatlik dersin toplamda 1 saatinde sınıfta olup, toplamda 20 dakikasında falan bişeler anlatıp sorularımızı yanıtlayıp geri kalan zamanda dedikodu yapan iki adet popo, iki tane kıçıkırık şeklin ölçülerini doğru vermeyi becerememişler. koca hafta boyunca yaptığını zbi bu var, onu da bikontrol edin lan bi zahmet.
of gideyim gta'da kamyon falan patatayım da rahatlayayım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder