19 Eylül 2010 Pazar

kafamı sola çeviriyorum ve yatağımın üzerinde sadece sıcağın ve yalnız kalmışlığın etkisyle tüylerle kaplanmış lacivert minder tek başına duruyor. şarkı değişirken oluşan sessizlikle kesik kesik uyku horultular gelmiyor. esnedikten sonra dişlerin birbirine çarpmasının tıkırtısı, yalanma şapırtıları, yataktan inme pıtırtısı duyulmuyor. kimse kapalı kapımın önünde tavana bakarak önce dışarı çıkarılmak için, birkaç dakika sonra içeri alınmak için böğüre böğüre miyavlamıyor. içeriden çiğnenen mama tıkırtıları gelmiyor, tabağında mama azalmıyor, kimse geri doldurmuyor. söylene söylene işini gördüğü tuvaletten söylene söylene fırlayıp evde koşarak birkaç tur atan da yok. sıkılıca alışkanlık işte seveyim azcık diye yatağa atlıyorum kimse yok. ev aşırı sessiz. 5 kiloluk minik tüylü herifin teki 13futbol sahası büyüklüğünde boşluk bıraktı evimizde. dönmen lazım çocuk, hiç hazır değiliz biz buna.

Hiç yorum yok: