30 Haziran 2010 Çarşamba

yengeç erkeği değil mi işte.

hiç gidesim yoktu balo zımbırtısına. gelgelelelliliim bi süre sonra aklımda kalmayacak dün geceye dair bir şey. zaten mezun olamadan mezuniyet kutlamak da tuhaf oldu. zaten yarım saat kadar geç gittim. bi umut yakın dostum ö.a. ile salonda dolaşmayı kabul etmiştim ki birkaç masa ilerledikten sonra yeni gelen m.p.ş. ve g.g ile karşılaştık ve geri çevrildim. bir daha da keşif gezisi düzenlenmedi. uzun zamandır görüşmeyen insanlar hasret giderirkene çıkan grubun solisti adamın "iyi o zaman biz ööyle çalalım siz de fotoğraf çekin" diye trip atması yardı beni. bi 10 dk falan koptum resmen. sonra sonra sılov şarkılar çalarkene azimle tek başlarına dans eden bir çiftimizin yorulmak bilmez çabalarıyla öncülük ettikleri bir grup insna dans etmeye başladı. sonra herkes dans etmeye başladı. "bi deha mı gelecez dünyaya" felsefesiyle biz bilem çıktık. türkçe pop şarkıları çok kek. 10 saniye geriden gelince biliyomuşsun gibi görünüyo falan. bi şarkının nakaratında paso aağağağa diyodu adam. ben de aağağağa dedim sürekli. sonra halay sinyalleri verdi insanlar. bu halay dediğimiz olayın ayrı bi gazı var. iki tane kendinden geçmiş tey tey koşturan insan gördün mü çekiliyosun böyle. keza bizim m.p.ş ve e.y.'ye olan da buydu. yaklaşık 150 kişilik halayın ekipbaşını bulamadığımızdan ortalıkta kendi çapındatakılan 3lü 5li gruplara dahil olduk. sonra kendimizi dans pistinin tma ortasında bulduk ve yiter bu kadar dedik. insanlar da dağılır gibi oldu o sırada. o ara e.y.'yi kaybettik. sonra biz tam ortalarındayken birden, aniden tekrar bi halay başladı. tam ortasındakaldık böyle. nasıl korktum anlatamam. kendini kaybetmiş kıpkırmızı olmuş bi sürü surat yaldır yaldır geçiyor önünden. çıkmaya çalışıyosun çıkamıyosun. gazları bitene kadar ortada itilip kakılıp döndürüldük bi süre. altıma sıçıyodum gülmekten ama baya travmatikti. halay fobim var artık. sonra kıçıkırık grup nihayet sahneyi terk etti ve böyle bir disko havasıdır aldı başını gitti. kıç kadar sahnede 261 kişi vardı yeminlen. en acayipleri de senelerdir yağlı kabarık saçları, anoreksik vücuduyla kollarını bağlayıp yaz kış demeden bahçede tek başına gezen kızın tanınmayacak halde, harika kırmızı bir elbiseyle taş gibi gelip o 261 kişinin en önünde heyvanlar gibi dans etmesiydi. tabiatıyla sahneyi göçertmeden indirildiler oradan. sonra kıçıkırık grup geri çıkıp misket çaldı söyledi. biz o sırada masamızda tükenmiş halde, huzuru miskette bulmuş nineler gibi oturmuş tatlı diye önümüze verilen meyva dilimlerini yiyorduk. ha bi de bi ara woo girl olduk. çok eğlenceliymiş yahu. garson önümüze yemek koyup gidince vuuu diye bağırdık falan. sonrasında plan friends & trends diye bir yerdeki "ted night"a gitmekti. o nasıl bir mekan ismidir. ortalama altı sitcom ismi gibi. neyse girişin 50 tlcik olduğunu öğrenince "hassiktir ashuhauha" dedim. sonunda 10 kişilik bi grup olarak yakınlardaki bi yere gitmeye kara verdik. iki gruba ayrılıp taksiye bindik. dünyanın en cins iki taksicisiydi herhalde. bizimki taksiye 5 kişi binmek istediğimiz için cinnet geçirdi. koltuğun patlamasından falan söz etti bi ara sanırım ashudha. sonra yolda aramızda çok sevgili dostum g.d. kadar beyefendi bir erkek daha olamayacağından bahsederken taksici amca "taksiciden beyefendi olmaz tabii di mi?" diye atar yaptı. yolun geri kalanı amcanın gönlünü almakla geçti. diğer taksici de mesafeyi beğenmemiş. balo kıyafetleri içinde yüksek topuklu 4 kızın gecenin bi yarısı o kadarcık yolu niye yürümediğini sorgulamış. gideceğimiz yere varınca geldik işte diye atar yapmış orada. sonuç olarak orada başka yerlere gitmek isteyenler bölündü ve biz kişi olarak güzel müzikli sessiz sakin bir yere girip bi şeyler içelim dedik. abiler parasını almayı biliyorlardı ama alkolü damla hesabıyla koyuyorlardı. çok güzeldi tadı falan ama bilseydim elma suyu isterdim di mi? sonra orada i talk to the wind çalmaya başlayınca benim içime yine bir woo girl kaçtı ama heyecanımı paylaşan çıkmayınca boynumu büküp oturdum.


sözün özü içimde gittikçe büyüyen bir burukluk bıraktı dün gece. 8 senelik birlikteliğin sonuna gelmek bir yana, yahu şu dünyada 6 milyar küsür insan var ve ben o 3-4 saat boyunca sadece birini görmek ve ona görünmek istedim, ama bu kadar çok istediğim için olmadı tabii ki. bütün gece radarlarım açık gezdim, bugün herkesin fotoğraflarına baktım ama yok arkadaş, gelmedin mi naptın. bu kadar özlediğimin farkında da değildim. bütün gece boyunca bu sene kafamda tekrar etti durdu. "bu sefer olacak bu sefer olacak" diye tekrar tekrar yaşayabilirim dün geceyi.

edit büdüt : bi de feysbukta balo ftoğraflarını "prom" adlı albümlerinde yayınlayan gençler, allah cezanızı verecek.

Hiç yorum yok: