16 Mayıs 2010 Pazar
oklun kitap seçimlerini düşünüm de demin. ortaokuldakilere pek girmemeli aslında. "kim takar salatalık kralı" diye bi kitap falan okumuştuk. o zaman zaten analiz işine falan girdiğimiz yoktu. kitap okuma alışkanlığı kazandıracaklardı güya da 30 kişilik sınıfın 24'ü özet okuyup girerdi sınava. ama güzeldi aslında verdikleri kitapların çoğu. ege kıyılarından eski zaman masalları çok hoştu mesela. sonra dolaptaki kızılderili vardı, hayran olunası bir hayal gücüyle yazılmıştı, çok sevmiştim onu. hatta yakın zamanda tekrar okumayı planlıyorum. fareler ve insanları da ortaokulda vermişlerdi hatırladığım kadarıyla. asıl didik didik edilesi kitap oydu, zamansız vermişler onu. okuduğum en güzel kitaplardan biridir heralde. lise 1de'yse nasıl nefret ediyodum anlatamam, hocanın da etkisi vardı tabii. adam her ders dışarı atardı beni. ben de gider aydın hoca'nın odasında takılırdım. 12 senelik eğitim öğretim hayatım boyunca başka dışarı atılma vukuatım da yoktur. neyse işte daha lisenin ilk döneminden suç ve ceza verilir mi yahu. iyi hoş da inciği cıncığı çıkarılacak kitap değil, fenalık geliyodu bana. gidip tefeci kadın doğrayasım geliyodu. ikinci dönem hele therese raquin denen iğrenç kadınla muhattap olmuştuk aylarca. kitaptaki tek sevilesi şey olan kedicik françois'i öldürmüştü pislikler. sonra da kendilerini öldürdüler. bunu kitabın başında yapmalılardı. sonra yok efendim naturalizmmiş de yazar karakterleri belli koşullara koyup gelişimleriin gözlemlermiş de bana ne ...... (burada küfrediyorum.) yazan sen değil misin nereye çekersen oraya giderler işte. sonra lise 2'ye geçtik sayısal seçtik ama bi eşit ağırlıkçı kadar edebiyat görmeye devam ettik. babalar ve oğullar'ı okuduk bi. okurken baymıştı ama içine indikçe çok sevmiştim. 2. dönem ne okuduk hiç hatırlamıyorum. sanırım otuz beş yaş'tan şiir yapıyoduk paso. lise 3'e sergüzeşt'le girmiştik. evet herkes tutku reklamlarındaki "ser-gü-zeşt" diyen adamı taklit ediyodu. o da türk dizisi gibiydi resmen. bu kadar derbeder bi hayat olamaz. 2. dönem çok şahaneydi. hoca da süperdi zaten geçen sene. livaneli - leyla'nın evi okumuştuk önce. çok şahane bi kitaptı. hatta sanırım lisede okudğumuz en güzel kitaptı. livaneli'ye bi kez daha hayran olmuştum. o nasıl bir gözlem yeteneğidir. sonra da meşhur dönüşüm'e geçmiştik. oh bebeğim çok şahane analizler yapıyoduk. hoca tm'ler yapamıyo bu kadar diyodu. sonra bu sene. iki yeşil su samuru'nu yaptık sadece. aslında o da leyla'nın evi kadar güzel bi kitap. bu seneki hocadan hayatımda kimseden etmediğim kadar, hatta yüzüne bakamayacak kadar nefret etmeseydim, geçen seneki hocamız olsaydı mesela, çok zevkli olurdu su samurları. öyle işte. şu an 3 kitap okuyorum desem bu gereksiz yazıyı neden yazdığımı anlarsınız sanırsam.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
bize 6.sınıfta harry potter vermişlerdi 8)
Yorum Gönder