konu oyuncuların menajerlerine kadar gittiyse, sözleşmeleri devam eden oyuncuların menajerlerine takım aramaya başlamaları söylendiyse, dünkü oyunda şaşırılacak bir şey yokmuş.
ben bira sevmiyorum. efes pilsen denince aklıma bira gelmiyor. alkol alasım gelmiyor. efes pilsen denince benim aklıma takım sporlarında ülkeye kazandırılan ilk avrupa kupası geliyor. iki avrupa üçüncülüğü geliyor. euroleague'de senelerce ilk 8'in altını görmeyip avrupa'da marka olmak geliyor. euroleague ana sposorluğu geliyor. ülkenin neredeyse bütün milli takımlarının sponsorluğu geliyor. ülkeden çıkan bütün önemli türk oyuncuların -eersn, enes falan hariç-yolunun efes pilsen'den geçmiş olması geliyor. all-star memo'yu efes pilsen'in yetiştirdiği geliyor. geçen sene turizm bakanlığının ömrü boyunca yapamayacağı tanıtımı yapan hedo'yu efes pilsen'in yetiştirdiği geliyor. efes pilsen denince aklıma bira gelmiyor; "naumoski ile efes pilsen hücumu" geliyor. petar naumoski geliyor. naumoski'nin topu getirirken fomasıyla alnını silişi, bir jenerasyonun çocuklarının sokakta basketbol oynarken bu hareketi taklit ediş geliyor. çocukların sokakta basketbol oynamaya başlamaları geliyor. nba şebekleri smacı yeni keşfederken abdi ipekçi'de binlerce insanı alley-hooplarıyla komaya sokan rahmetli conrad mcrae geliyor. tribünde kocaman "efes pilsen avrupa'daki fırtına" pankartı asılıyken bologna karşısında avrupa'ya basketbol dersi veren ufuk sarıca geliyor. italya'daki maçta naumoski'nin temas etmeden aldığı 4 faul, ufuk sarıca serbest atış atarken sallanan pota, sahaya atılan kola kutusunu alıp içen "avrupa'nın en iyi hakemlerinden davidoff" ve o maçtan finale çıkışımız geliyor. murat murat'ın "abdi ipekçi hınca hınç dolu" diyişi geliyor. gazetelerde "türkiye'nin yüreği efes'le çarpıyor" manşetleri geliyor. 13 mart 1996 tarihi geliyor. "kupa biziim kupa biziim" diye bas bas bağıran murat murat, yanında "şampiyonuz şampiyonuz" diye ağlayan ismet badem geliyor. hatta o gün ağlayan mirsad türkcan bile geliyor. ekranda çıkan "campione efes pilsen istanbul" yazısı geliyor. tamer oyguç'un kupayı kaldırışı geliyor. "kelepçe" alper abim geliyor. oktay hoca geliyor. prestij geliyor. saygı geliyor. ülkenin en başarılı, en saygın, en efendi, en karizmatik spor insanlarını barındırması geliyor. tuncay özilhan gibi bir başkana sahip olmak geliyor. efes pilsen denince akla bira değil, yıllarca basında "biracılar" tabiri kullanılmasın diye savaş veren kulüp geliyor. 30 küsür şehirde gençleri kahvehane köşelerinden, ALKOLİZMDEN kurtarmak için açılan ücretsiz basketbol okullarından yararlanann 15 bin kadar genç geliyor.
efes pilsen'in kapandığı fikri aklıma geldikçeyse şişenin dibini vurasım geliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder