21 Ekim 2009 Çarşamba
life is for living
sizden önce ölürsem, cenazemde don't stop me now çalmasını sağlayın. 70 sene sonra bile erken olacak çünkü. hayatımın belki de en üzücü, yoğun ve yorucu günlerini geçirirken ortalamanın da altında bir espiriye sinir bozukluğundan değil, içimden geldiği için gözlerimden yaşlar gelerek gülüyorsam, bir göz kırpma berbat geçen günümü kurtarıyorsa, beni ne şimdi durdurun ne de 70 yıl sonra. uzun yaşamak mantıklı gelmedi hiçbir zaman ama varolan bütün zevkleri, heyecanları, üzüntüleri, kızgınlıkarı, bıkkınlıkları yaşamak için ortalama bir ömür yeterli görünmüyor gözüme. kusursuz bir hayatım olsun istemiyorum. ölümleri, yoklukları, zorlukları tatmak istiyorum; çünkü mutsuz olma ihtimalini seviyorum. hatta mutsuz olma ihtimalinin getirdiği duyguya bağımlıyım. o ihtimal hep bir köşede durmalı ki, en sıradan detaydaki olağanüstülüğü fark edebileyim. ama yine de devam edeyim şaşırmamaya. o ihtimal gözümü açsın ki saklı gizli mutlulukları bulmanın ne denli paha biçilemez olduğunu göreyim. sevdiğim insana "ben senin beni, benim de seni kaybedebilme ihtimalini sevdim" diyeyim mesela.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder