14 Haziran 2009 Pazar

Everybody wants to be someone's

İnsan sahiplenmeyi sever. Anlaşılması güç şeyler yazmayacağım.
İnsan nesneleri sahiplenmeyi sever.
İlla ki.
Ben de severim. Fotoğraflar başkasıyla paylaşılamayacak kadar benimdir. O üstüne para verdiyse nesnesinin, uğruna zarar görülecek kadar onundur. Ya kedim de sahiplenir nesnelerini. Ne var ki. İhtiyaç değil, arzu değil, sadece alışkanlık.
İnsan sahip olmadıklarını da sahiplenir. O kandırmaca sadece.
Dünyayı da sahiplenir. Dünya benim dünyam ama, içine ettiğim her saniye bağımsızlığını ilan etmekte.
İnsan insanı da sahiplenmeyi sever. Herkes sahiplenir ki. Annem başkasının annesi değil. Babam sadece benim babam. Benim ablam. Benim arkadaşım. Benim sevgilim. Bu ihtiyaç işte. Zayıflığı örtecek paravan ihtiyacı. Onlar benim, o zaman ben istersem giderler.


Sahiplenmek mesele değil. İnsan her zaman her yerde sahiplenir. Sahiplenilme ihtiyacı insanın midesini buran. Paravan olsun diye değil, koşulsuz birinin olmak. O zaman istesen de gitmezlerdi hem...

Hiç yorum yok: